Ağlayan Bebek

* Anne-babaların bebek ağlayınca sakin olmaları gerekmektedir. Bebeğinizi tanımak için zamana ihtiyacınız olacak. Sabır, sakin bir ortam, güç, kuvvet, direnç, saygı, nezaket, sorumluluk, disiplin, dikkat, gözlem, zaman ve pratiğe ihtiyacınız var. Ayrıca önsezilerinize kulak vermelisiniz. İlk zamanlarda panik yaşamak doğaldır. Anne ve babalar her zaman, bunun sonsuza dek sürmeyeceğini hatırlamalıdırlar. Sakinleşecek, kendine güven kazanacak ve olabileceğiniz en iyi ebeveynler olacaksınız. Ancak şimdilik beklentilerinizi azaltmalısınız. İyi ve pek de iyi sayılmayacak günler yaşayacaksınız; her ikisine de hazırlıklı olun. Mükemmelin peşinde koşmayın.

* Doğumdan bir ay önce tüm hazırlıklarınızı tamamlamış olursanız daha hazırlıklı ve daha sakin hissedersiniz. Bu da bebeğinizi gözlemlemeye ve tanımaya daha fazla zaman tanır. Küçük bir hatırlatma: eşyaları paketlerinden çıkarmış olursanız, kucağınızda yeni doğmuş bebeğinizle eve döndüğünüzde eliniz ayağınıza dolaşmaz.

* Hastaneden çıkıp eve döndüğünüzde, bebeğinizi evde bir tanıtım turuna çıkarın. Tıpkı bir turist rehberi gibi, oda oda dolaşıp tüm mekanları ve neler yaptığınızı ona anlatın. Minik bebeğinizin bir insan olduğunu , sizi anlayıp hissettiğini unutmayın. Şu an için anlayamadığınız bir dili konuşuyor olsa da ona ismiyle hitap etmeye ve monolog değil, diyalog kurmaya özen gösterin.

* İlk günlerde, çok yakın bir-iki dost ve akraba dışında ziyaretçilerinizi uzak tutun. Yakınlarınıza nazik bir şekilde, bebeğinizle birbirinizi tanımak için biraz baş başa zamana ihtiyaç duyduğunuzu anlatın.

* Bebeğiniz kadar siz de yorgun olmalısınız. Onu yatırıp biraz dinlenin. Çoğu anne, bebeği uyumadan odadan çıkamadığını söylüyor; fakat onu yatırır yatırmaz uyumasına gerek yok. Karyolasına yatırıp odadan çıkabilirsiniz.

* Bebeklerin doğum şokunu atlatmaları birkaç gün alır. Şayet minik yavrunuz melek gibi görünüyorsa, bunun fırtına öncesi sessizlik olabileceğini aklınızda tutun.

* Rutin bir düzen oturtun. Unutmayın ki hepimiz önümüzü görebilmek isteriz ve güvenilir bir ortama ihtiyaç duyarız.

* Gündüz uykusu sırasında görsel uyarıcılardan uzaklaştırmak için gözlerini örtün.

* Bebeğinizle konuşun. Ne dediğinizi anlamasalar da, ses tonunuzu ve sıcaklığınızı anlarlar.

* Ne ekerseniz onu biçeceğinizi unutmayın. Bebeğinizin ne şekilde uykuya dalmasını istiyorsanız o şekilde alıştırın, tabii kendinizi de bu plana dahil edin.

* Hatalı alışkanlıkları yıkmak yalnızca üç gününüzü alır. İstediğiniz şekilde oluşturamadıysanız dahi üç gün üç geceden sonra yeni alışkanlığı oturtabilirsiniz.

* Bebeğinizi yatağına yatırdığınız zaman ağlıyorsa, pek çok uzmanın dediğinin aksine, ağlaması geçinceye dek onu bırakmayın. Geri dönün ve onu yatıştırın. Eğer bebek onu yatağına yatırırken ağlamaya başlarsa, kucağınıza alın, yatıştırın ve tekrar yatağına koyun. Sakinleşene kadar bunu tekrarlayın. Gerekirse 120 kere de aynı hareketi tekrarlayabilirsiniz. Amerikan Pediatri Derneği için bir uyku rehberi hazırlayan Dr.George Coben ise bunun pek pratik bir yöntem olmadığı kanısında. Dr. Coben, "Bu sürekli kucağa alıp, yatağa koyma işlemi anne babaları bitkin düşürebilir" diyor.

* Parola sükunet: Bebeğin ağlaması sizi en derin uykunuzdan uyandırsa bile öfkelenmek, panik yapmak yok! İtalyan pedagog Luisa Garofi, "Anne baba çocuğa tüm duygularını aktarır. Özellikle de kaygısını. Bebek ağlamaya başladığında yapılacak ilk iş onu sakinleştirmektir. Bir okşamanın bu durumda büyüleyici bir etkisi vardır. Bebeğin yanağına, bacağına, eline dokunmanın çok yararlı bir etkisi vardır" diyor. Garofi, bebeğin ağlayarak bize iletmek istediği mesajı nasıl anlayabiliriz, sorusuna şu yanıtı veriyor: "Bu kuşkusuz anne baba olmanın en zor kısmı. Öncelikle bulunduğu ortamın bebeğe sükunet, huzur sağlayıp sağlamadığından emin olmalıyız. Gerekiyorsa altını değiştirmek, gürültü olup olmadığını ve oda ısısını kontrol etmek...

Bebeğin kurnazlık yapabileceğini de unutmamak gerek. Eğer en ufak bir viyaklamada anne ve babasının yanına koştuğunu fark ederse, gecede birkaç kez bu hileye başvurabilir. Bu yüzden anne babanın çocuğunu fazla şımartmaması, ona hep sakin, paniksiz yaklaşmasını öneriyoruz." Dr. Garofi anne babanın kaygısının bulaşıcı olduğunu, çocuğun özellikle de yeni doğanın temas halinde oldukları tüm hisleri kaydettiklerini söylüyor: "Örneğin zor bir hamilelik sonucu doğan, ya da anne baba tarafından istenmeyen bebek, anne karnında 9 ayı huzur içinde geçirmiş bir bebekten daha çok ağlar."

© 2015, Özel Çocuk Tıp Merkezi, Tüm Hakları Saklıdır.

web tasarım antalya
Bu sitede yayınlanan bilgilerin hiçbirisi tedavi amaçlı kullanılamaz. Yapılacak uygulamardan dolayı oluşacak sonuçlardan dolayı işletmemiz ve site yönetimi sorumlu değildir. Herhangi bir sağlık problemi durumunda size en yakın sağlık kuruluşuna başvuranız gerekmektedir.
Başa Dön